Düğüm gözeleri
Düğüm gözeleri, Nitella cinsi su bitkilerinde yan dalların ana gövdeden ayrıldığı noktalarda disk şeklinde belirginleşen küçük yapılardır.
6.445 denetlenmiş ve yayımlanmış madde. Terimler kalite kontrolünden geçerek yayımlanır. Bilimsel açıklamalar kaynaklı yeni sürümlerle genişletilir. Bu liste çalışma sürdükçe güncellenir.
Düğüm gözeleri, Nitella cinsi su bitkilerinde yan dalların ana gövdeden ayrıldığı noktalarda disk şeklinde belirginleşen küçük yapılardır.
Duğran, iki kulpuna sahip geleneksel seramik yayık.
Dryopidae, ergin bireylerinin su altında yaşamını sürdürdüğü kınkanatlı böcekler familyasıdır.
Drvitanban, tahıl depolamak amacıyla tahtadan yapılmış geniş hacimli ambar veya taşlık araziler arasında kalan küçük tarla parçası anlamına gelir.
Dozer, tarım arazilerinde toprak düzleme işlemleri için kullanılan paletli bir traktör türüdür.
Döynek, mısır koçanının etrafını saran dış yaprakları ifade eden bir tarım terimidir.
Dötoplazma, yumurtanın sitoplazması içinde yer alan vitellüs maddeleri veya yedek besin ögeleridir.
Döşşek, yarısı savrulmuş olan buğday tınazı anlamına gelen bir terimdir.
Döşmen, kulakları içeri veya dışarı doğru kıvrık formda olan koyun ve keçi bireylerini belirtmek için kullanılan bir hayvancılık terimidir.
Dörtnal, atlarda görülen en hızlı yürüyüş biçimidir. Bu hareket sırasında önce her iki arka, ardından da her iki ön ayağın sırayla yerden kesilmesi söz konusudur.
Dörtlük, yumurta blastomerlerinin bölünme sürecinin başlangıcında ortaya çıkan mikromer yapıları ifade eder.
Dört blastomer, döllenmiş bir yumurtanın art arda gerçekleşen iki bölünme sonucu oluşan dört hücreden oluşan yapıdır.
Doping, yarış atlarının performanslarını artırmak amacıyla yarış sırasında uygulanan uyarıcı maddeler veya ilaçlar için kullanılan terimdir.
Donuklaşma, hücre içindeki sitoplazma, çekirdek ve diğer organellerin ayırt edici görünümlerini ve normal kimyasal özelliklerini yitirerek bozulma sürecine girmesi.
Dönme hücresi, girdap tipi nozullarda püskürtme karışımının oluşturduğu girdabın döndüğü iç boşluktur.
Donlu gün, minimum sıcaklığın sıfır dereceye veya daha altına indiği günler için kullanılan meteorolojik terimdir.
Domuzumsular, çiftparmaklılar takımı altında yer alan ve Domuzgiller ile Hipopotamgiller familyalarını kapsayan, geviş getirmeyenlere karşılık gelen alttakım grubudur.
Domurtmak, fidan veya çiçeklerin tepe kısımlarının koparılması işlemidir.
Dömisek sofra şarabı, içerisinde litrede 20-30 gram glikoz şeklinde bir miktar şeker ile yoğun miktarda ekstrakt bulunduran tatlımsı şaraptır.
Döngü, alçak basınç alanına doğru çevreden gelen havanın yatay ve dairesel hareketlerle dönmesidir.
Dolmalık biberler, etli ve yuvarlak yapıda, yeşil renkli, duvar kalınlığı değişen, acı veya tatlı olabilen biber grubudur.
Dolma, dış etkenlerle koparılıp taşınan ufalanmış kaya parçalarının yeni bir alanda birikmesidir.
Döllenişiz çoğalma Partenogenez, döllenme olayı gerçekleşmeksizin dişi üreme hücresinin yeni bir birey oluşturması biçimindeki üreme olayıdır.
Dölenmek, bir hayvan sürüsünün belirli bir alana düzenli ve eşit aralıklarla yayılması eylemidir.
Dolaz, kesilmiş sütün veya peynirin işlenmesiyle elde edilen geleneksel bir süt ürünüdür.
Dökek, zeytinlerden yağ elde etmek amacıyla ürünün havuzlara döküldüğü yeri ifade eden bir terimdir.
Doğu Prusya atı, anayurdu Almanya olan, çeşitli donlara sahip, ayakları beyaz kalıpla karakterize edilen bir yarım kan at ırkıdır.
Doğu gürgeni, Türkiye'de doğal olarak yetişen, Carpinus orientalis türüne ait bir gürgen ağacı çeşididir.
Dobak, ağaçların kesilmesinin ardından toprak seviyesinde bırakılan dip kütük parçası.
Dmgaz, yağ oranı düşürülmüş veya tamamen alınmış süt kullanılarak üretilen peynir çeşididir.
Diynek, tarımsal işlenmeye hazır, dinlenmiş ve tava gelmiş durumdaki toprağı tanımlayan bir terimdir.
Divrin, bir yaşını aşmış olan erkek keçi yavrusunu tanımlayan eski bir hayvancılık terimidir.
Dişi üreme organları, yumurtalıkta üretilen yumurtanın taşınmasından, döllenme sonrası embriyonun yavru dışarı atılana kadar gelişiminin tamamlandığı döl yatağında korunm
Diseksiycn, herhangi bir canlı organizmanın iç anatomik yapısını detaylı bir şekilde incelemek amacıyla uygulanan kesme ve ayırma metodudur.
Dip balıkları, yaklaşık 100-120 metrelik derinliklere kadar uzanan kumlu, kayalık, mağaralı, çalılık, midye yataklı ve çamurlu deniz tabanlarında yaşamını sürdüren iskorp
Dik kaçaklılık, atlarda ayak bilek açısının dikeye yakın olması nedeniyle ortaya çıkan, dar adımlı ve estetik açıdan bozuk bir yürüyüş kusuru.
Difenol, yapısında iki adet fenol grubu barındıran kimyasal bileşiklerin genel adıdır.
Dezoksiribonükleik asit, kromozomların temel kimyasal yapısını oluşturan nükleik asit türüdür.
Devan, anavatanı İngiltere olan ve vücudunun büyük kısmı kırmızı, yüz, gerdan, göğüs, karın ile bacakların alt bölümleri beyaz renkte bulunan bir sığır ırkıdır. Bu ırkın
Deşti, çekirdekten büyüyen ancak herhangi bir aşılamaya tabi tutulmamış olan fidan türüdür.
Destereli çırçır makinesi, üzerinde çok ince dişler bulunan ve birbirine yakın şekilde sıralanmış yaklaşık 60 ile 80 adet yuvarlak testereden oluşan, dakikada ortalama 45
Dene dökmek, tahılların bol ve dolu tane vermesi durumunu anlatan bir ifade.
Demirli tabantaşı, genellikle kum taneciklerinin demir oksitler yardımıyla çimentolanarak oluşturduğu sert katman.
Demir kozak, sütü akmayan veya az veren afyon kapsülü anlamına gelen yerel bir terimdir.
Delibağ, aşılama işlemi uygulanmadan doğrudan Amerikan kök çelikleri veya fidanlarından yetiştirilen bağ alanı.
Deli gurk, yumurta üzerinde devamlı surette oturmayıp kuluçka içgüdüsünün düzensiz ve yetersiz olduğu hal.
Delicious, yeşilimsi krem renginde ağ şeklinde dokunmuş kabuğa, sık dokulu ve kırmızımsı etiyle hoş kokuya sahip, 83 günde olgunlaşan bir kavun çeşidi.
Delaware, vücut yapısı derin ve geniş, gelişim hızı yüksek, civcivleri beyaz ve erişkinleri boyun, kanat ile kuyruk bölgelerinde siyah-beyaz çubuklu desen taşıyan bir tav
Dekstrin, nişastanın yavaş ve kontrollü hidroliz sürecinde ortaya çıkan, yapıştırıcı özelliklere sahip ara bir üründür.
Değişinim, gen yapısındaki değişiklikler sonucunda fenotipte kalıtsal olan ve ani gelişen yeni karakterlerin görülmesi olayıdır.
Değişin karakter, genetikte normal bir genin mutasyona uğraması neticesinde ortaya çıkan veya o karaktere karşılık gelen yeni allel setidir.
Değişebilir asillik, toprağın nötr bir tuz çözeltisi ile muamele edilmesinin ardından ortaya çıkan asitlik düzeyidir.
Değirmen tozu, tahılların işlenerek una dönüştürülmesi sürecinde alınan hizmet ücretini ifade eden bir terimdir.
Değirmen hakkı, tahılını öğüttüren kişilerin, hizmet bedeli olarak değirmenciye teslim ettikleri undur.
Dedegül, sabanın ok kısmını boyunduruğa sabitleyen, bağlama işlevi gören dairesel halka biçimindeki kayıştır.
Debretim, toprak malzemesinin bir lokasyondan başka bir konuma nakledilmesi işlemidir.
Daz, herhangi bir bitki örtüsüne sahip olmayan, kurak ve çıplak toprak parçaları için kullanılan bir sıfat ve tanımlamadır.
Daodarizasyon, süt ürünlerinde istenmeyen koku bileşenlerinin özel teknik ve ekipmanlar kullanılarak ortamdan arındırılması sürecidir.
Danua, uzun gövdeli ve sağlam yapıda büyük boyutlu bir köpek ırkıdır. Tüylü postu tek renkli (kızıl, sarı, gri, mavi, siyah, beyaz) veya beyaz üzerine siyah benekli alaca
Dana derisi, ölü doğan buzağılardan elde edilen ve başta terlik yapımı olmak üzere çeşitli alanlarda kullanılan deri türü.
Dansimetre, sıvıların yoğunluğunu ölçmek amacıyla kullanılan, areometre ailesinden özel bir ölçüm cihazıdır.
Damarlanma, bitkilerde gövdeden ayrılan iletim demetlerinin yaprak sapı aracılığıyla yaprak ayasına taşınması ve burada çeşitli desenlerde dağılım göstererek oluşturduğu
Dalgı, tarım aletlerinde kullanılan boyunduruk okunun, döveni güvenli bir şekilde bağlamak amacıyla içinden geçirildiği deliktir.
Dalgalı yapraklar, değirmi kıvrımlar oluşturarak art arda alçalıp yükselme eğilimi gösteren yaprak tiplerini tanımlar.
Dal kesme kılıcı, fundalıklarda yol açma amacıyla kullanılan geniş namlulu kısa bir kesim aletidir.
Dairing “Dairy farming”, süt üretimi odaklı tarımsal üretim faaliyetini ifade eden terimdir.
Culbur, undan hazırlanarak pişirilen ve ineklere verilmek üzere kullanılan bir yem çeşididir.
Çula, eski dilde küçük kulaklı olan koyun veya keçi türlerini tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Cüi, mısır saplarının toplanarak oluşturulduğu, geleneksel tarımsal bir yığın veya demektir.
Çözek, kumaş bezinin kullanımıyla sütün süzülmesini sağlayan geleneksel bir alettir.
Çöz, işkembe ve bağırsak yüzeylerini kaplayan yağ dokusunu ifade eden geleneksel bir terimdir.
Çotan, dalından bizzat koparılmış olan bir meyve kümesidir.
Çoşa, iki çenetli yapıda olan pamuk kozasını ifade eden bir terimdir.
Corophiidae, amfibod adı verilen, çok küçük boyutlu kabuklu hayvanların oluşturduğu familyayı ifade eden taksonomik terimdir.
Coregonus, saldırgan olmayan, Orta Avrupa'nın büyük göllerinde yaşayan, alabalıkgiller familyasına ait kemikli balık cinsidir.
Çöp ayırma, üzüm tanelerini salkım üzerinden koparma işlemi.
Cökündür, toprak yüzeyinin altında kalmış olan ot köklerini tanımlamak için kullanılan bir ifadedir.
Çok yapışkan toprak, ıslak durumda iken parmaklara güçlü şekilde yapışma özelliği gösteren, plastik kıvamdaki topraklardır.
Çok ercikli, çiçeğinde birden fazla sayıda erkek organ bulunan bitkileri tanımlayan botanik terim.
Çok alellik, belirli bir kalıtsal özellik için üç veya daha fazla alelin var olduğu özel bir kalıtım durumudur.
Cöğürtlen, ahşap malzemeden üretilmiş ve suyun aktarılmasını sağlayan oluk anlamına gelir.
ÇlttaıeE, tarla sınırlarının veya çevresinin çitle kuşatılması işlemidir.
Çlğsimit, kaynamamış buğday tanelerinin işlenmesiyle elde edilen ve geleneksel mutfaklarda kullanılan küçük taneli bulgur türüdür.
Cleaning cf rye, çavdar tanelerinin saflaştırılması, yabancı maddelerden ve istenmeyen parçacıklardan arındırılması işlemidir.
Çiyle, engebeli arazilerde çevresi orman veya çalıyla çevrili olup orta kısmında çimenlik alan bulunan özel bir yer tipidir.
Çıta, bir ucunda çapa diğer ucunda tırmık fonksiyonu gören çift işlevli toprak işleme aracıdır.
Cırtlak, aşırı olgunlaşma nedeniyle kabuğu çatlamış meyve veya domates anlamında kullanılan yerel bir terimdir.
Çırtı, hayvan gücüyle işletilen, su taşıma ve sulama amacıyla kullanılan tulumbalı mekanizma.
Cırgana, çürümeye başlayan veya bozulma sürecine girmiş meyve için kullanılan yerel bir terimdir.
Çiras, kuruma sürecine girmiş veya kurumaya yüz tutmuş meyve için kullanılan bir terimdir.
Çıngır, iki veya üç aylık genç horozları ifade eden bir hayvan terimidir.
Cingii, üzerinde yalnızca çok az sayıda üzüm tanesi kalmış olan küçük salkımlar için kullanılan terimdir.
Cinçuefoil “Five leaf, beşparmakotu olarak bilinen bitkinin farklı adlandırmaları arasında beşpençe parmakotu ve çilekotu da bulunmaktadır.
Çin lahanası, Yedikule maruluna benzeyen, uzun formda, açık yeşil renkte ve dokusu oldukça gevşek ile ince olan bir lahana çeşididir.
Çin karaciğer kelebeği, Doğu Asya bölgesinde insanları ve çeşitli etçil memeli türlerini etkileyen, safra yollarına yerleşen, yaprak biçiminde küçük ve yassı bir parazit
Cilkînı, tane sayısı az olan veya seyrek taneli üzüm salkımı.
Çil getirmek, yaşlanan at veya öküz gibi hayvanların tüyleri arasında beneklerin belirmesini ifade eder.
Çıkiamak, toprakla buluşturulan tohumların çimlenme sürecine girmeye başlaması durumunu ifade eder.
Çılık, taneleri küçük olan yaban asması türlerini ifade eden bir terimdir.
Çiğolmek, koşum hayvanlarının uzun süre ahırda tutulmaları sonucunda acemi bir hâl alması durumudur.